5 Ocak 2012 Perşembe

Gerçek ve Yalan

  Ne zaman ruhsuz olduk bu denli? Ne zamandan beri doğruları saptırarak yaşıyoruz? Ve neden kimse içindeki doğruları açıklamak için çaba sarf etmiyor?

  Gerçekler korkutuyor bizi. Çünkü zordur gerçeği yaşamak. Savunmasız kalırsın. Maskelerin çatlar. Ve bütün dünya üzerine gelir. Diğer yandan bir yalanı yaşamak kolaydır. Kurallarını kendin belirlersin o sahte dünyanın. İncineceğini hissettiğin anda bir başka yalanla avutabilirsin kendini ve yalanları üst üste koya koya sağlam yapılar inşa edebilirsin kendine. Artık bir sürü masken vardır kuşanabileceğin. Hüzünlüyken mutluluk maskeni takarsın. Ya da aşıkken umursamazlığı. Tek bir dezavantajı var yalanın, o da zamanla yalan hayatının gerçek hissi vermesi. Yani yavaşça ruhunu öldürmek. Kaç kişi katil olmayı kaldırabilir ki? Özellikle yok etmeye çalıştığınız kendi ruhunuz ise...

   Yalan hayatın baş düşmanıdır alkol. Beyin fonksiyonlarınızı yavaşlatıp savunma mekanizmanızı kırar. Size kim olduğunuzu hatırlatır. Gerçek arzularınızı ortaya çıkartır. Aklınızı ve fikirlerinizi özgürleştirir. İşte bu yüzden yasaklar her din alkolü. Gerçekte kim olduğunuzu unutmanız ve mükemmel köleliğinize devam etmeniz için...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder